24.12.11

3

Kafamda senelerce kurduğum yıl başı kutlamasına bu senede erişemeyeceğimi gördüğüm için hüzünlü olabilirim. Bu yılda zamanımın büyük çoğunluğunu hindisinden mezelerine şeklinde hazırlayacağım masa ile öldüreceğim. Madem kendime hayrım dokunmuyor, aileme dokunsun.

Başarı grafiğimi gittikçe arttırıyorum sanırım. Geçen sene kapıldığım ümitsizlikten şuanda doktoramı hangi ülkede yapsam acaba mertebesine geçtim. Hayatımda tek eksiğimin istediğim işi bulmak olduğunu biliyorum. Bir de çok umursayan görüntümden uzaklaşıp çok da sikimde kategorisine yükseldim. Bu kadar insanların sorunlarını dert edeceğime, olmayan sorunlarımdan yeni problemler üretirim kendime. Daha makul gibi gözüktü.

Hoşlandığım kadınlar ile alfabeyi sayabilirim. Gerçi bu çok yalanlı bir cümle oldu. Hayatımın en bir kadından hoşlanmadan geçirdiğim çok süresini yaşıyorum. Sevişmek için playlistlerim hazır ama diğer tarafta. Geçen hafta süpriz bir ziyaret ile irkilsem de sabah onun uyandırma şekliyle uyanmayı özlemişim.

Tindersticks plağını buldum ama 90 dolar bunun gelişi felan aşıyor öğrenci bütçesini. En çok da şöyle anlarda işim olsaydı lan diyorum. Ama huzurum yerimde kafam rahat. Hala sevişebiliyorum.

Sevişemeyen insanların sinirli olduklarını düşünüyorum. Tripler; ardı arkası kesilmeyen. Bir A var mesela. Onda bu tatminsizliği gözlemledim. Kadınları tatmin edemeyen erkekler için üzülebilirim.

Belki bu türk erkeğinin aceleci tavırlarından kaynaklanıyor olabilir. Psikolojilerine inmek de gerek. Sonuçta küçüklükten çocukları kucaklardan düşürmeyen bir toplumda yaşıyoruz.

Onu hala unutamadığımı da yazmak isterdim mesela. O kadar çok isterdim k hemde, böyle hiç unutmayayım çoluğuma çocuğuma aktarıyım. Ama hayat o kadar hızlı ki. Ve o kadar namussuz ki. Unuttum.
Seni unutabildiğim için "sonunda" huzurluyum.

İşin en ilginç yanı bu unutturma eylemini başkalarının kollarında, o başkasının sevgisiyle bulacakken kendi içimde bulmam. 2 haftadır basamakları bile 3'er çıkmaya başladım. 1'in bir esprisinin olmadığı bir dünyada çok da makul.

3 sene önce kötü şeylerle başlamışım buraya. 3 sene boyunca kalbi hep tek bir yer için atan biri olmuşum. Başkasını sevmek için uğraşırken onun kalıbına sokmuşum. Ona benzetme gayretini göstermişim. Onun renkleriyle boyamak istemişim kendi mutluluğumun portresini. Zor olanı yapmak için hep uğraşmışım. Kolay olan başucumda dururken, ben hep o en uzağını seçmişim. Şimdi bakınca geriye 3 sene bir başkasına ait olduğunu sandığım kalbi üzmüşüm, kırmışım, hor kullanmışım. Fazla çalıştırmışım. Daha mutlu atıyor artık, olması gerektiği gibi.

Rutin atışlarına döndüğü için herkes mutlu olacak bundan sonra.
Öyle de büyük bir kalbim var.

Öperim.

0 yorum: