Hissedebileceğim tüm solukların yitirildiğinin habercisi gibi gece haykırışları. Onu görmek için sorguladığım ve hatta bazen uğraştığım rüyalar gibi. Tüm yolların ona artık çıkmıyor oluşu gibi...
Alternatifleri çoğaltmak adına adımları yavaş ama emin atar oldum. Etrafımdaki salaklık çoğunluğun varlığını önemsemiyor oldum. Önemsemedikçe daha da huzurlu oldum.
Hayatımı adadığım The Bootman's Call albümü var. Aşk, tanrı ve sanrı. İhtiyacım olan her şey.
Uzaklaşmak için 2013'ün ideal bir tarih olduğuna kanaat getirdim. Şuanlık hiç kimse bilmiyor ama inceden inceden araştırıyorum. Çok uzak ilk hedef tabi. Belki avrupa da olabilir. Mesafelerin büyüttüğü bir adam oldum.
Hep kadınların istediği elde ettiği adam da olmuşum. Ben sanırım zorundalığı benimsetmişim kendime bu güne kadar. İçime o zorundalığı nasıl büründürdüğümü hala çözemedim. İlk onlar istemiş, sonra ben. Çok saçma. Şuanda da öyle potansiyelli şeyler gözükmekte. Çok saçma değil mi hala?
Şu ruh bütünlüğüne bir PJ Harvey bulabilsem, ya da o beni bulsa.
Zor sanırım yakın gelecek için.
Gerçekten hisseden kadın da yok artık sanırım.
Neyse.
Öperim.
0 yorum:
Yorum Gönder